HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 MART 2026, ÇARŞAMBA



OTOKONTROLSÜZ ÇOCUKLAR

04.03.2026 00:00
Merhaba değerli okurlar.

Dün İstanbul Çekmeköy Teknik Anadolu Lisesinde yaşanan bıçaklı saldırı sonucunda iki öğretmen ve öğrencinin yaralanması olayında aile ve okulda ki eğitimin açıkları sosyal medyada ve haber kanallarında tekrar masaya yatırıldı.
17 yaşındaki öğrencisi tarafından saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden 44 yaşındaki Fatma Nur Çelik öğretmen bugün gözyaşlarıyla toprağa verildi. Mekanı cennet olsun. Yaralı öğretmen ve öğrencimize de Rabbim şifalar versin.

 Fatma Nur öğretmen, sadece bir trajedinin değil, uzun süredir görmezden gelinen bir çözülmenin sembolü oldu. Bu olay münferit değildir. Bu, ailede başlayan ve okulda görünür hale gelen bir disiplin krizidir.
Özgürlük mü, Sınırsızlık mı?
Son yıllarda en çok duyduğumuz cümle:
"Çocuğum özgür yetişsin."
Elbette özgürlük kıymetlidir. Ancak özgürlük, sınırlarla anlam kazanır.
Sınırı olmayan özgürlük, çocuğa yön vermez. boşıbozukluk yaratır.
Mâlesef okullarımızda disiplin kalmadı. Öğretmenler ,bu açığı bilen öğrencilerin oyuncağı oldu. 
Eskiden "disiplin" kelimesi  çocukların kendine çeki düzen vermesi gereken sınırların çizildiği bir eğitim şekliydi. Sınır, çocuğun güvenlik çemberidir. Çocuk o çemberin içinde kendini emniyette hisseder.
Bugün birçok aile, modern ebeveynlik adına aile içi disiplini askıya alıyor.
"Aman psikolojisi bozulmasın."
"Aman kırılmasın üzülmesin."
"Aman travma yaşamasın."

Oysa sınırsız büyüyen çocuk, gerçek hayatla karşılaştığında en büyük travmayı yaşıyor.

Görmezden geldiğimiz bir gerçek var mâlesef.
Sınırsız özgürlük verilen çocuk önce evi ele geçirir.
Yaptırım yoksa, sınır yoksa, tutarlılık yoksa ipler yavaş yavaş çocuğun eline geçer.
Anne-baba çocuğu üzmemek için geri adım attıkça, çocuk onları yönetmeyi öğrenir.

Her koşulda çocuğun yanlışının arkasında duran aile, aslında çocuğa iyilik yaptığını zannederken en büyük kötülüğü yaptığından habersizdir. 
Ve zamanla aile ,çocuğun ebeveyni olmaktan çıkar, adeta onun kölesine dönüşür.
Bu otorite denemesi evle sınırlı kalmaz.
Evde kurulan küçük iktidar, okulda büyütülmek istenir.
Arkadaşlar üzerinde baskı kurulmaya, öğretmeni sınamaya,kuralları zorlayarak güç ölçmeye kadar varır.
Bunları yaparken de;
"Yanlış yapsam da arkamda biri var " diye düşünür.

Okulda herkes eşittir.
Burada kurallar kişiye göre değişmez.
Ancak evde sınır görmemiş çocuk için okul bir otorite şokudur.
Bugün ailelerin en büyük yanılgısı, "çocuğumu koruyorum" zannıyla onu sorumluluktan muaf tutmaktır.
Çocuk hata yaptığında öğretmeni suçlamak kolaydır.
Disiplin uygulandığında "psikolojisi bozuldu" demek daha kolaydır. Ama;
"çocuğuma sınır koymayı gerçekten öğrettim mi?" Demek zordur .
Sevgi sınırsız olabilir, fakat terbiye sınırsız olamaz.
Sınır koyulmayan çocuk, ilk "hayır"ı okulda duyduğunda bunu bir tehdit olarak algılayabilir.
Aileler artık sadece başarıyı değil, karakteri de takip etmek zorundadır.
Akademik performans kadar empati kapasitesi de önemsenmelidir.

Öğretmenin otoritesi yalnız bırakıldığında sistem çöker.
Bugün birçok öğretmen disiplin uygularken arkasında güçlü bir iradenin olmadığını hissediyor.
Velinin ilk refleksi "Benim çocuğum yapmaz." oluyor.
Ama o çocuk, yanlışın sorumluluğunu öğrenmezse yarının kontrolsüz yetişkini olur.
Bir eğitimci olarak söylüyorum; disiplin geri gelmelidir. Disiplin tutarlılıktır,
sınırdır, sonuçla yüzleşmektir.
Çocuk yaptığı davranışın karşılığını görmelidir.
Bu intikam değil, eğitimdir.
Ailelerin yanıldığı nokta şudur:
Çocuğun yanlışını savunmakla onu koruduğunu sanıyor. Fakat, yanlışıyla yüzleşmesini sağlamanın asıl koruma olduğunu bilmiyor.

Bu olaylar sadece aile meselesi değil, aynı zamanda sistem meselesidir.
Öğretmene yönelik şiddetin caydırıcı sonuçları olmalı.
Öğretmen korunmazsa otorite çöker.
Öfke kontrolü ve empati eğitimi müfredatın gerçek parçası olmalı.

Değerli okurlar, bu yazı bir suçlu arama yazısı değil, bir aynaya bakma yazısıdır. 
Çünkü öğretmen çocuğun rehberidir. Fakat çocuğun ilk aynası ailedir.
Biz çocuklarımızı mutlu etmek için mi yetiştiriyoruz, güçlü kılmak için mi?
Gerçek güç, sınırla büyür.
Gerçek özgürlük ise sorumlulukla mümkündür.
Fatma Nur öğretmen artık yok. O artık bir sınıfa giremeyecek. Bir öğrencinin  "Aferin" diyerek başını okşayamayacak. Onun sevgi ve ilgisine muhtaç çocuğu artık yetim büyüyecek. Yazık değil mi?
Bir toplumun aynası öğretmenine verdiği değerdir.
Eğer öğretmen korunmuyorsa, aslında gelecek korunmuyor demektir.

Şiddet bir anda patlamaz. Bu
uzun süre görmezden gelinen küçük kırılmaların sonucudur. Nitekim Fatma Nur öğretmen bu kırılmaları görmüş ve uyarısını yapmıştır. Önlem alınsaydı bu durum olur muydu ? Orası muammâ.
Bir öğretmeni toprağa vermek, sadece bir insanı kaybetmek değildir.
Bir neslin vicdanını sınamaktır.
Öğretmenin otoritesi çökerse, toplumun omurgası çatlar.
Aile sınır koymazsa, okul yalnız kalır. Okul yalnız kalırsa, geleceğimiz savunmasız kalır.
Çocuklarımızı özgür yetiştirelim.Ama sınırsız değil.
Çünkü sınır, sevgisizliğin değil, geleceği koruma iradesinin adıdır.

Bir eğitimci olarak bana göre bugün sistemde üç büyük boşluk göze çarpıyor.
1. Birçok okulda rehber öğretmen sayısı yetersiz.
Travma yaşayan, öfke kontrolü sorunu olan, aile içi şiddete maruz kalan öğrenciler gerektiği gibi takip edilemiyor.
Bir öğretmen sınıfta matematik, fizik ,kimya  anlatırken aynı zamanda psikolog, kriz yöneticisi ve sosyal hizmet uzmanı olmak zorunda bırakılıyor. Yani psikolojik destek yetersiz.
2. Öğretmenin otorite kaybı var. Öğretmen, disiplin uyguladığında arkasında sistemin durmadığından rahatsız.
Velinin baskısı, idarenin çekingenliği ve hukuki belirsizlikler öğretmeni yalnızlaştırıyor.
Yalnız bırakılmış öğretmense korunmasızdır.
3. Dijital çağda çocuklar her gün ekranlardan şiddet izliyor.
Oyunlarda, dizilerde, sosyal medyada bunları izledikçe,
şiddet sıradanlaşıyor.
Sıradanlaşan şey ise korkutucu olmaktan çıkıyor.

Devletimiz okullardaki öğretmen ve öğrenci şiddetine karşı acil önlemler almalı. Velilere yönelik seminerlerle ,"çocuğum haklıdır" anlayışı yerine, "çocuğum sorumludur" bilincini yerleştirmeli.
Okullarda psikolojik tarama sistemiyle ,riskli davranış gösteren öğrenciler erken tespit edilmeli.
Öğretmene yönelik şiddet ağır yaptırımlara bağlanmalı.
Okullarda güvenlik  yeniden düzenlenmeli.
Saygı, merhamet, sabır gibi değerler müfredata yerleştirilmeli. Bunlar ders kitabındaki başlıklar değil, hayatın temeli olmalı.

Bu acının ardından insanın kaleminden  sükût damlıyor.
Dilerim ki hiçbir öğretmen sabah evinden çıkarken can güvenliğini düşünmek zorunda kalmasın. Okul, bilgi kadar huzurun da mekânı olsun.
 Dilerim ki aile içi disiplin yeniden itibar kazansın. Çocuklar ebeveynlerini yönetmeye değil, onlardan rehberlik almaya alışsın.
Sevgilerimle ❤️
Necibe ÇETİNKAYA / diğer yazıları
•OTOKONTROLSÜZ ÇOCUKLAR 04 00:00:00.03.2026
•AÇLIĞIN İÇİNDEKİ TOKLUK 01 00:00:00.03.2026
•HOŞ GELDİN YÂ ŞEHR-İ SULTÂN 19 00:00:00.02.2026
•MİDEMDE Kİ DAVETSİZ MİSAFİR: HELİCOBACTER PYLORİ 16 00:00:00.02.2026
•KIYAFET ÜZERİNDEN SİYASET 09 00:00:00.02.2026
•AHLÂK DERSİ VEREN BATI'NIN UTANÇ DOSYASI 05 00:00:00.02.2026
•BİR YIL SONRAYA SAĞLIK 01 00:00:00.02.2026
•MİLLETİN HAYSİYETİNE YAPILAN SALDIRI 22 00:00:00.01.2026
•İKİ İMZA TEK YÜREK 18 00:00:00.01.2026
•LÂLE VE İLÂHÎ BİRLİK 14 00:00:00.01.2026
•TEŞEKKÜR 06 00:00:00.01.2026
•ESKİNİN MUHASEBESİ , YENİNİN DİLEKLERİ 01 00:00:00.01.2026
•BURSA'DA BİR MÜZE: 1326 FETİH MÜZESİ 24 00:00:00.12.2025
•BİR TÜRKÜ GECESİ 17 00:00:00.12.2025
•DÜNYA TÜRK DİLİ AİLESİ GÜNÜ" ÜZERİNE 15 00:00:00.12.2025
•MEVLÂNA 13 00:00:00.12.2025
•İÇİMDEKİ DERGÂH VE DUÂ 01 00:00:00.12.2025
•BEN ÖĞRETMENİM 24 00:00:00.11.2025
•ADALET SARAYI  14 00:00:00.11.2025
•KASIM'IN HÜZNÜ  10 00:00:00.11.2025
•DEVLETİN SOĞUK YÜZÜ 05 00:00:00.11.2025
•CUMHURİYET 28 00:00:00.10.2025
•BİRLİK ÜLKÜSÜ 20 00:00:00.10.2025
•TOPRAĞIN SIRLARI 11 00:00:00.10.2025
•TÜRKÇE' NİN BAYRAMI VE SESSİZ ÇIĞLIĞI 02 00:00:00.10.2025
•GÖNÜL TERAZİSİNİN IŞIĞINDA AHÎLİK  24 00:00:00.09.2025
•ZAMANIN NEFESİ, SİVRİHİSAR ULU CAMİİ 13 00:00:00.09.2025
•EYLÜL VE ŞİİRİN NEFESİ 05 00:00:00.09.2025
•RAHMETİN DOĞUM GECESİ 03 00:00:00.09.2025
•AĞUSTOSUN HİKÂYESİ 29 00:00:00.08.2025
•BİR MECLİS, BİN MAKAM 18 00:00:00.08.2025
•FETHİN KALBİNDE BİR GAZEL 10 00:00:00.08.2025
•BİRAZ NEFES ALMAK İSTİYORUM 01 00:00:00.08.2025
•ATEŞE SARILI CANLAR 26 00:00:00.07.2025
•NEFSİN TERİNDE PİŞMEK 23 00:00:00.07.2025
•BEŞ YILDIZLI ALTIN KAFESLER 17 00:00:00.07.2025
•KARANLIĞA KARŞI YAKILAN IŞIK ; 15 TEMMUZ 15 00:00:00.07.2025
•KALBİN SÜKÛNU AKLIN DERİNLİĞİ 10 00:00:00.07.2025
•4.VAGONDA VEFAYA YOLCULUK 01 00:00:00.07.2025
•ZAMANIN İÇİNDEN GEÇEN DUYGULAR 23 00:00:00.06.2025
•MÛCİZE  VE ÖDÜL 18 00:00:00.06.2025
•KARDEŞ ÜLKE AZERBAYCAN 12 00:00:00.06.2025
•KURBAN 07 00:00:00.06.2025
•YAZ GELDİ 01 00:00:00.06.2025
•KUTLU FETİH 29 00:00:00.05.2025
•KARADENİZ'İN İNCİSİ TRABZON 23 00:00:00.05.2025
•ŞEHR-İ AŞK İSTANBUL 12 00:00:00.05.2025
•EN GÜZEL İKİ HECE "ANNE" 11 00:00:00.05.2025
•NÂBÎ VE SAKIN TERK-İ EDEPTEN NAATINA TAHMİS 06 00:00:00.05.2025
•AHLÂKİ YOZLAŞMA 25 00:00:00.04.2025
•NÂBİ VE "GÖRMÜŞÜZ" GAZELİ 21 00:00:00.04.2025
•YAVRU VATAN KIBRIS' DA 12 00:00:00.04.2025
•BAYRAM SEVİNCİ 30 00:00:00.03.2025
•  NEVRUZ VE SEMENİ 24 00:00:00.03.2025
•ÂSIMIN NESLİ 18 00:00:00.03.2025
•AH ! KADINLAR 08 00:00:00.03.2025
•HOŞ GELDİN SULTAN'IM 02 00:00:00.03.2025
•SEVGİ GÜNÜ OLSUN MU? 13 00:00:00.02.2025
•MERHÂMET YÂ HÛ ! 02 00:00:00.02.2025
•HUZUR MU DEDİNİZ? 22 00:00:00.01.2025
•VARZAHAN YAYLASI 11 00:00:00.01.2025
•KIŞ VE KAR 02 00:00:00.12.2024
•BU GÜN 24 KASIM 24 00:00:00.11.2024
•ATAM 09 00:00:00.11.2024
•CUMHURİYET 01 00:00:00.11.2024
•GURBET 05 00:00:00.10.2024
•ÖZGÜR MÜYÜZ ? 02 00:00:00.09.2024
•AYASOFYA'M 26 00:00:00.07.2024
•AHÎLER VE BUGÜNKÜ ESNAFLAR 02 00:00:00.07.2024
•YOLLAR 13 00:00:00.06.2024
•ÇIKIP GELSEN 04 00:00:00.06.2024
•BİR BAYBURT MACERASI 31 00:00:00.05.2024
•İSTANBUL'UN FETHİ 29 00:00:00.05.2024
•KÖYE GİDELİM 22 00:00:00.05.2024
•ESKİYE ÖZLEM 16 00:00:00.05.2024
•TEŞEKKÜR EDİYORUM 13 00:00:00.05.2024
•SEN YUNUS OLAMAZSIN  12 00:00:00.05.2024
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--







logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr