Türk Dil Kurumu'na göre ahlâk, bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları yazılı olmayan davranış biçimleri, kurallardır. Ahlâk insanın kendisi ve çevresiyle ilişkilerinde nasıl davranması gerektiğini gösteren değerler bütünü, huylar ve iyiye yönelen davranışlar bütünü anlamına gelir. Diğer bir tabirle bireyin çevresine ve yaşadığı topluma zarar vermeden uyum sağlamasıdır.
Çocuk, ahlâkı doğumundan itibaren çevresindeki insanları gözlemleyerek öğrenir. Yeni doğan ve büyümeye başlayan bir çocuğun ilk gördüğü ve beraber yaşadığı insanlar anne, baba, kardeş ve diğer aile bireyleridir. Büyüdükçe hayatını şekillendireceği davranış biçimlerini ilk olarak aileden alır. Onları gözlemledikçe kendisi de ailesinden öğrendiklerini uygulamaya başlar. Yukarda tanımını yaptığımız ahlâk küçük yaşlarda ailede şekillenir. Büyüdükçe hayatına giren arkadaş çevresi, okulda öğretmenleri, iş yerinde mesai arkadaşlarının etkisiyle kişi ahlâkını iyi veya kötü yönde geliştirir. Kısacası kişilerde güzel ahlâkın oluşabilmesi için önce anne-baba ve kardeşler, daha sonra arkadaş çevresi, okulu ve iş arkadaşlarının güzel ahlâklı olması gerekir. Güzel ahlâkı öğretmek isteyen aile bireyleri çocuklarına yapma dediklerini kendileri yapıyorsa geçmiş olsun.
Çocuk yapma denilenin aile tarafından yapıldığını gördüğünde kendisi de aynı davranışı sergiliyor. Anne-baba çocuğuna yalan söyleme diyor ancak kendi yaşamında bu kurala uymuyorsa, çocuğundan yalan söylememesini beklemesin. Anne-baba zamana riayet etmiyorsa, çocuğundan zamana riayet etmesini beklemesin. Anne-baba dedikodu yapıyorsa, çocuğunun dedikodu yapmamasını beklemesin. Anne-baba bir şeyler aşırıyorsa, çocuğundan hırsızlık yapmamasını beklemesin.
Çocuk büyüdükçe, arkadaş çevresinin kalitesi ailesinden aldığı ana kuralların gelişmesine yön verir. Çocuğun iyi arkadaş çevresi varsa ailenin farkına varmadan öğrettiği kötü alışkanlıklarını düzeltebilir. Okula başlayan çocuk ilgili ve kaliteli öğretmenlerini kendisine örnek almışsa yine ailesinin farkına varmadan öğrettiği kötü alışkanlıklarını düzeltebilir. İş hayatına atılan bireyler de iş yerlerinde çalışkan, ahlâklı ve kaliteli mesai arkadaşı veya amirini örnek alırsa ailesinin farkına varmadan öğrettiği kötü alışkanlıkları düzeltebilir.
Dolayısıyla anne-baba ve kardeşlerin çocuklara verdikleri, öğrettikleri yaşam biçimi hayatlarının tümünü şekillendirir. Konunun özü tüm ikili ilişkilerde birey bir başkasına yapma dediğini kendisi yapıyorsa geçmiş olsun.
Çocuklarımızın ilişkilerini düzenlemede, yukarıda saydığımız çevrelere, yaşadığımız bu çağda dijital platformda eklendi.
Toplumlarda her birey ahlâklı yetişmediğinden; kişilere karşı, topluma karşı ve devlete karşı suç işleyebiliyorlar. Bu nedenle İnsanlığın var olduğu günden bu güne kendini geliştiren toplumlar yaşamlarını düzenleyen yazılı kurallar koymuşlar. Yazılı kurallara uymayanlara uygulanacak yaptırımlarını da yanına yazmışlar. Tüm bu yazılı kuralları uygulayacak bir sistem geliştirip yönetim şeklini belirlemişler. Yöneticilerine; koydukları bu yazılı kurallarla kendilerini yönetme yetkisi vermişler.
Ülkemizde önce Şanlıurfa'da sonra da Kahramanmaraş'ta meydana gelen acı olayda; çocuğun ahlâkının gelişimini belirleyen herkesin sorumluluğu vardır. Bu elim olayların önlenmesi için herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Artık suç işlemeyi sıradan bir olay gibi görmeye başlayan çocuklarımızı aileleri yetiştirememişlerse, arkadaşları düzeltememişse, sorunlu çocuğu öğretmeni tespit edip eksiklerini giderememişse, idare bu ve bunun gibi olması muhtemel olaylara tedbir alamamışsa; bu olaylarda herkesin biraz sorumluluğu var dostlar.
Şapkayı çıkarıp önümüze koyma zamanı geldi, geçiyor. Ahlâklı bireyi ve ahlâklı toplumu yetiştiremediğimiz sürece yaşanabilecek her türlü nahoş olaya karşı idare mutlaka tedbir almalıdır. Alınan bu tedbirler hayatı zorlaştırmamalı, yaşamı basitleştirmeli, aynı zamanda güvenli kılmalıdır. Dijital yaşamda geldiğimiz noktada okullarımızın tamamında güvenlik tedbiri için genel ve özel planlama yapılmalıdır.
Anne-baba ahlaklı yaşamalıdır, öğretmenler ahlaklı yaşamalıdır, idareciler ahlaklı yaşamalıdır, emir komuta edenler, amirler ahlaklı yaşamalıdır ve ön önemlisi bu ülkenin yönetimine yön veren iktidarı-muhalefeti ayırt etmeden bütün siyasetçiler ahlâklı yaşamalıdır. Ahlâklı yaşamalılardır ki başta çocuklar olmak üzere tüm topluma örnek olsunlar. Ahlâklı yaşamayanlara da alınması gereken tüm tedbiri alıp uygulasınlar.