HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 04 NİSAN 2025, CUMA


TÜRK OCAKLARI 113.YAŞINDA

Türk Ocağı Eskişehir Şubesi Üyeleri ve Türk Ocaklı gençler, Türk Ocağının 113. Kuruluş Yıldönümünü kutlamak için Vilayet meydanında Atatürk anıtına çelenk tkadiminde bulundular.Şube Başkanı Prof.Dr.Nedim Ünal burada yaptığı konuşmada Türk Ocakları misyonundan bahsetti.
25.03.2025 13:00
TÜRK OCAKLARI 113.YAŞINDA
TÜRK OCAKLARI 113.YAŞINDA
Şube Başkanı Prof.Dr.Ünal burada yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Aziz Türk Milleti, Değerli Basın Mensupları,Malûmları olduğu üzere Türkiye'mizin en önemli millî kuruluşlarından biri olan Türk Ocakları bundan tam 113 sene önce 25 Mart 1912 de Türk Milletinin yine zor günler yaşadığı, muhataralı bir zamanda kuruldu. Şüphesiz bu 113 yıllık zaman dilimi içerisinde yaşanan acı tatlı birçok hadiseden sonra 113. Yaşına ulaşmış olmasının mutluluğunu hep birlikte paylaşmak üzere toplandık. 
            Değerli Basın Mensupları,
Türk Ocaklarının kurulduğu 1912 yılında Balkan faciası yaşanmış, 550 sene vatan yapılan Rumeli toprakları 20-25 günde terk edilmiş, milyonlarca Müslüman Türk katledilmiş ve bir o kadarı da Anadolu'ya doğru yalın ayak yollara düşmüştü. İstanbul'un sokakları, cami avluları insanlarla doluydu ve kalabalıklardan sokaklarda yürünmüyordu. Türk Milleti büyük bir yılgınlık ve yeis içerisinde ümitsizlik girdabında çırpınıyordu. İşte tam bu sırada Türk Ocakları semalarda bir ümit ışığı olarak doğdu ve milleti ayağa kaldırdı. Türk egemenliğinin hızla çözülüşe geçtiği, geleceğe dair endişelerin hızla yayıldığı yıllarda kurulan Türk Ocakları, Türk milletine kim olduğunu hatırlatmakta ve içine düştüğü sorunlara çözüm yolları önermekle önemli bir vazife üstlendi. Bu ayağa kaldırış Çanakkale, Millî Mücadele, Sakarya ve Büyük Taarruzla devam etti. Türk Ocaklılar bütün bu hadiselerin her yerinde idiler. Sonrasında da kendisi de büyük Türk Ocaklı Atatürk ile Millî Devletimizi inşa ettiler. Türk Ocaklarının 1. ve 2. Genel Başkanları da Atatürk'ün kabinesinde yer aldı.
Değerli Basın Mensupları,
Bu vesile ile sizlerle bazı düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Türkiye'de eğitim ilkokuldan üniversite son sınıfa kadar beklenileni ortaya koyamıyor. Bir türlü Türk çocuklarının neredeyse tamamının üniversite kapılarına yığılmasının yanlış ve manasız olduğu anlaşılmıyor. Bizimle aynı nüfusa sahip Almanya'nın beş katı öğrenciyi üniversite kapılarına yığmaya devam ediyoruz Bu uygulamanın sadece üniversite diplomalı işsizler meydana getirdiği görülmüyor. Gelişmiş memleketlerde liseyi bitiren bir çocuk iki yabancı dil öğrenmesine rağmen bizimkiler kendi dillerini öğrenmekte bile zorlanıyor,  bundan da hiçbir Milli Eğitim Bakanı sorumluluk hissetmiyor. Üniversitelerimizde bilimsel araştırmaların yapılmadığı ve bilimde istenilen yere gelemediğimiz gerçeği bir türlü görülmek istenmiyor. Öğretmen ve din görevlisi yetiştirmenin, öğretmen akademisi ile, ilâhiyat akademisi ile olmayacağı görülmüyor. Hâlbuki eğitim doğru dürüst planlama yapılarak bir taraftan gençlerimizi değerlerine sahip şahsiyetli bir nesil haline getirmeye çalışmalı, diğer taraftan ülkenin ihtiyaçlarını dikkate alarak çağın bilgileriyle donanmış ihtiyacımız kadar genç kadroları yetiştirmek cihetine gitmeli." dedi.

 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--





logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr