Çanakkale Savaşı: Bir Milletin Dirilişi
18 Mart 1915 yılında, dünyanın en güçlü ordularına karşı verilen Çanakkale Savaşı, sadece bir cephe mücadelesi değil, aynı zamanda bir milletin varoluş savaşıydı. İngiltere, Fransa, Avustralya, Yeni Zelanda ve Britanya İmpara6torluğu'na bağlı diğer birliklerden oluşan İtilaf Devletleri, modern silahları ve güçlü donanmalarıyla Osmanlı topraklarını ele geçirmek istiyordu. Ancak Türk ordusu, inancın, azmin ve vatan sevgisinin en büyük örneğini sergileyerek, tarihe altın harflerle yazılan bir destan bıraktı.
Bu savaş, "Çanakkale Geçilmez" sözünü kanıyla, canıyla ve sarsılmaz iradesiyle tarihe kazıyan kahramanlarımızın mücadelesidir. 18 Mart, bu büyük zaferin taçlandığı gündür; fedakârlığın, cesaretin ve vatan aşkının simgesidir.
18 Mart, sadece bir tarih değil; bir milletin kaderini değiştiren, canını ortaya koyan kahramanlarımızın ölümsüz anılarının yansımasıdır. O sabah, Çanakkale'nin bağrında yükselen umut ve inanç, en karanlık anlarda bile vatan sevgisinin ne kadar güçlü olabileceğini gözler önüne sermiştir.
O gün, düşmanın zorlu saldırılarına karşı, yüreklerinde vatan sevgisi ve inancıyla dolu olan Mehmetçiklerimiz, sarsılmaz bir iradeyle ayağa kalktı. Her adım, her nefes, bir milletin özgürlüğüne ve bağımsızlığına duyulan derin bağlılığın ifadesiydi. Çanakkale, o gün yeniden doğdu; yıkılan umutlar, kahramanlık destanlarıyla yeniden inşa edildi. Geçmişin acı izleri, geleceğe ışık tutan bir meşale haline geldi.
Her bir şehit, sadece bir bedenin yok oluşu değil; aslında, bir milletin ruhunu, umudunu ve inancını simgeler. O kutsal topraklarda can verenler, gelecek nesillere bırakılacak en büyük mirasın temel taşlarını oluşturdu. Fedakârlıkları, tarihin sayfalarında silinmez izler bırakarak, her daim yüreklerde yaşamaya devam ediyor. Onların cesareti, her karanlık gecede doğan aydınlık gibi, milletimizin umudunu yeşertiyor.
Bugüne Yansıyan Değerler
18 Mart, sadece geçmişin bir hatırlatması değil, aynı zamanda geleceğe dair inancın ve kararlılığın bir simgesidir. Bugün, Çanakkale Zaferi'nden alınan ilhamla, zorlukların üstesinden gelebilmenin, birlik ve beraberlik içinde omuz omuza vermenin önemini yeniden anlıyoruz. Her yeni gün, o kutsal fedakârlıkların bizlere bıraktığı değerin ve mirasın yaşatılması için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir.
Bu topraklarda yankılanan her dua, her umut, Çanakkale'de atılan her adımın devamıdır. O gün ölenlerin, yaşayanların ve gelecek nesillerin yüreklerinde taşıdığı vatan sevgisi, ulusumuzun temelini oluşturmaktadır. Her hatırlayışımızda, o ebedî destanın izlerini sürerken, aslında kendi içimizdeki gücü, inancı ve sevgiyi de yeniden keşfederiz.
18 Mart, tarihimizin en anlamlı günlerinden biri olarak, fedakârlığın, cesaretin ve sarsılmaz inancın en güzel örneğini sunar. Bu gün, her daim vatanımızın ve milletimizin birliğini, beraberliğini ve sonsuz umudunu hatırlatır; çünkü gerçek zafer, yürekte ve ruhta kazanılan zaferdir.
18 Mart Çanakkale Zaferi, yüreklerimizde taşıdığımız ölümsüz bir destandır. Şehitlerimizin, vatan uğruna ortaya koydukları inanç ve fedakârlık, bugünün umutlarını aydınlatan en değerli mirasımızdır. Onların ruhu, rüzgârın uğultusunda, dalgaların coşkusunda ve her bir vatanseverin nabzında yeniden hayat buluyor; bize birlik ve beraberliğin gücünü, karanlık zamanlarda dahi ışığın asla sönmeyeceğini hatırlatıyor.
Her adımda, her nefeste onların izlerini hissettiğimiz bu kutsal topraklarda, geçmişin gururunu ve geleceğin umudunu yeşertmek en büyük görevimizdir. Çanakkale'nin ebedî destanı, vatan sevgisiyle yoğrulmuş bir yaşamın, inancın ve umudun sonsuza dek sürecek hikâyesidir. Gelin, bu büyük mirası hep birlikte, yüreğimizde taşıdığımız sarsılmaz sevgi ve bağlılıkla gelecek nesillere aktarmaya devam edelim.
Sevgi ve saygılarımla...
Şerife Gündoğdu
26.02.2025