HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 31 AĞUSTOS 2025, PAZAR



Afetlere Dirençli Kentler ve Eskişehir’in Geleceği Afet

31.08.2025 00:00
Hepimizin hayatını bir anda değiştirebilecek, kimi zaman da geri dönüşü olmayan yaralar açabilecek bir gerçeklik. Bugün artık afetleri sadece "deprem" ya da "yangın" diye tanımlamak yetmiyor; iklim krizinden hızlı göçlere, plansız kentleşmeden teknolojik kazalara kadar geniş bir yelpazeden söz ediyoruz. İşte bu nedenle dünyada ve Türkiye'de son yılların en önemli kavramlarından biri haline geldi: Dirençli kentler.
Peki dirençli kent ne demek? Basitçe söylemek gerekirse; olası bir afete karşı hazırlıklı olan, riskleri önceden gören, olası kayıpları en aza indirmek için altyapısını güçlendiren ve kriz anında hızlıca toparlanabilen şehir demek. Yani sadece betonarme yapılarla değil; toplumun bilinç düzeyi, yerel yönetimlerin planlaması ve şehirde yaşayan herkesin katılımıyla inşa edilen bir dayanıklılık süreci.
Eskişehir özelinde düşündüğümüzde bu kavram daha da önem kazanıyor. Çünkü Eskişehir, hem öğrenci kenti olmasıyla genç nüfus yoğunluğunu barındırıyor, hem de hızlı kentleşmenin getirdiği risklerle karşı karşıya.
Tarih boyunca pek çok göç almış, yeni mahalleler kurulmuş, zaman zaman plansız yapılaşmanın izlerini taşımış bir şehirden bahsediyoruz. Bugün yapılması gereken husus, yalnızca yeni yapıların inşa edilmesi ya da kentsel dönüşüm projelerinin başlatılması değil; aynı zamanda bu süreçlerin adil, sağlıklı ve sürdürülebilir bir biçimde yürütülmesidir.
Bu bağlamda, kentsel dönüşüm çalışmalarının mahallelerin sosyoekonomik yapısını gözeten, kent dinamiklerine uygun çözümler üreten ve toplumun bütün kesimlerinin ihtiyaçlarını dikkate alan bir yaklaşımla uygulanması önem taşımaktadır. Eskişehir'in dirençli bir kent olması için neler yapılabilir? • Kent planlaması risk odaklı olmalı; altyapıdan ulaşım ağlarına kadar her şey "afet anında nasıl işler" diye düşünülerek hazırlanmalı.
• Yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler ortak akılla çalışmalı. Dirençli kentler tek başına belediye başkanının veya merkezi idarenin işi değildir; tüm şehri ilgilendiren bir seferberliktir.
•Akıllı şehir uygulamaları hayata geçirilmeli. Dijital sistemler sayesinde erken uyarılar, hızlı koordinasyon ve doğru kaynak yönetimi sağlanabilir.
• En önemlisi: Toplumun bilinçlenmesi. Dirençli kentlerin temelinde, afetlere karşı hazırlıklı ve eğitimli bir toplum vardır. Unutmamak gerekir ki, afetleri tamamen yok etmemiz mümkün değil.
Ama kayıpları azaltmak, krizleri yönetilebilir hale getirmek elimizde. Eskişehir gibi gelişen, büyüyen ve genç nüfusu yüksek bir şehir için dirençli kent yaklaşımı artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Acı tecrübeleri tekrar yaşamamak için gerçekçi dersler çıkarma zamanı geldi. Kentlerin geleceği, aslında hepimizin geleceği demek.
Eskişehir'in yarınlarını güvenle kurmak, bugünden atılacak adımlara bağlı.
Yusuf BALCI / diğer yazıları
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--







logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr