Bizleri tekrar buluşturan Allah'a hamd ederek, sizleri saygıyla selamlıyorum.
28 Ocak 2024 Pazar sabahı Eskişehirdenhaber ile Defne Yayınevi-Köprübaşı Edebiyat
Dergisi yazarlarının tanışma kahvaltısına davetliydik. Soğuk havaya rağmen mazereti olanlar
dışında yoğun bir katılımın olması memnuniyet vericiydi. Tanıdığımız arkadaşların yanında
gıyabında tanıdığımız kişileri ve hiç tanımadığımız kişileri görmek bizi ziyadesiyle mutlu etti.
Programın akışıyla ilgili pek çok yazılar yazıldı.
Ben bunlara değinmeyeceğim.
Düşünsenize, bir insan, esas mesleği gazetecilik olmamasına rağmen aralıksız yirmi beş
yıl, kurduğu bir internet haber sitesinde ve mahalli gazetelerde köşe yazıları yazıyor.
Yazmakla da kalmıyor, Bin beş yüz köşe yazısını üç cilt halinde Defne Yayınları aracılığıyla
yayınlıyor. Yirmi beş yılı içine alan bu kitapların, bu döneme ait bir hafıza kaynağı olduğu
düşünülürse kıymeti daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum…Evet bu azimli, gayretli ve sinesi
vatan sevgisiyle dolu güzel insan sayın Hüseyin Turhan Beyefendi…
Diğer bir önemli kişi de elbette Rukiye Özdemir Hanım'dı. Tevazusuyla geri planda
kalmaya özen gösteren Rukiye Hanım'ın Köprübaşı Edebiyat Dergisi'nin de baş kahramanı
olduğunu ve derginin bir yaşını doldurduğunu belirteyim. Kendilerine de söyledim. Dergicilik
zor iştir.
Bu zorluk da ancak aşk ve gayretle aşılır. Bu da Rukiye Hanım'da fazlasıyla var. Var
ki, devam ediyor. Elbette dergide ona yardımcı olan güzel bir ekip var. Başında, edebiyatçı,
araştırmacı yazar, şair Ahmet Urfalı geliyor. Var olan engin birikimlerini sadece bu dergide
değil, pek çok yer ve platformda sergiliyor. İyi ki yazıyor. İyi ki paylaşıyor. Bizler de severek
okuyoruz.
Değerli okuyucu, şunu bilmeni isterim ki, bu yazıyı adet yerini bulsun diye değil,
inandığım için, bir görev addederek yazdım. Gerçekten bu işler zor işlerdir. Elini taşın altına
koymayı gerektirir. Devamlılık gerektirir. Hastalık, ayaz soğuk gibi mazeretler dinlemez.
Davete icabet eden biz yazar, şair takımı da elimizden geldiğince, yukarıdaki
zikrettiğimiz gönül insanlarının çabalarına gerek şiirlerimizle, gerekse yazılarımızla destek
veriyor, katkıda bulunuyoruz.
Kendi adıma söylersem; her ne kadar arzu ettiğimi
gerçekleştiremesem de, samimi olduğumu bilmenizi istiyorum. İnanmadığım, şeyi yazmam;
yazdığımı da hayatıma dahil ederim…Gene lafı uzattık mı ne?!..
Turhan Bey'i, Rukiye Hanım'ı, Ahmet Urfalı Hoca'mı ve diğer şair ve yazar
arkadaşlarımı canı gönülden kutluyor, başarıların artarak devam etmesini diliyorum. Nice nice
yıllara diyorum…
Bu üç gönül insanına takdim ettiğim şiir kitabımın girişinde bulunan dörtlükle yazımı
sonlandırayım.
Kişi vardır toz bırakır ardında,
Kişi vardır, göz bırakır ardında!
Her nefis ölümü tadacak amma;
Kişi vardır iz bırakır ardında…
İz bırakanlara selam olsun…