HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 30 OCAK 2026, CUMA

Duygusal Açlık: Stres Anında Yeme Davranışını Kontrol Etmenin Yolları

Uzmanlar, stresin bireylerde "duygusal açlık" olarak bilinen yeme davranışlarını tetiklediğini belirtiyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, farkındalık geliştirmek ve sağlıklı başa çıkma stratejileri uygulamanın bu davranışı yönetmede kilit rol oynadığını ifade ediyor.
 
30.01.2026 10:58
Duygusal Açlık: Stres Anında Yeme Davranışını Kontrol Etmenin Yolları
Duygusal Açlık: Stres Anında Yeme Davranışını Kontrol Etmenin Yolları
Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve baskıyı günlük hayatın olağan bir parçası hâline getirdi. Uzmanlara göre bu durum, yalnızca ruhsal dengeyi değil, aynı zamanda bireylerin beslenme alışkanlıklarını da etkiliyor. Özellikle kaygı, üzüntü, öfke veya sıkıntı gibi duygusal durumlar yoğunlaştığında, birçok kişi fiziksel açlık hissetmese bile yiyeceklere yöneliyor. Bu durum, "duygusal açlık" olarak adlandırılıyor ve bireyin duygusal ihtiyaçlarını geçici olarak bastırmak amacıyla yemek yemesi şeklinde ortaya çıkıyor.
İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, duygusal açlığın stresle başa çıkmak için sık kullanılan bir mekanizma olduğunu belirterek, "Stres anında yemek yemek birçok kişi için otomatik bir rahatlama tepkisidir. Ancak duygusal açlık ile gerçek açlık arasındaki farkı görebilmek, hem fiziksel hem de psikolojik sağlığı korumak açısından çok önemlidir. Kişi, duygularını tanıyıp yeme davranışını gözlemlemeye başladığında, stresle daha sağlıklı yollarla başa çıkmayı öğrenebilir," dedi.
Uzmanlara göre duygusal açlık, farkındalığın azaldığı anlarda kontrolsüz yeme eğilimini tetikliyor. Bireyler, yorgunluk, stres veya sıkıntı hissiyle karşılaştıklarında, aç olmasalar bile beyin "ödül" arayışına giriyor. Bu da yüksek kalorili veya şekerli gıdalara yönelimi artırıyor. Ancak bu kısa süreli rahatlama hissi, ardından pişmanlık, suçluluk veya daha fazla stres gibi olumsuz duygularla yer değiştirebiliyor.
Prof. Dr. Şimşek, duygusal açlıkla baş etmede farkındalık kadar alternatif başa çıkma yöntemlerinin de önem taşıdığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:

"Fiziksel aktivite, nefes egzersizleri, kısa yürüyüşler ya da yaratıcı uğraşlar stresin bedensel etkilerini hafifletir. Bu aktiviteler, kişinin duygusal olarak rahatlamasını sağlarken yemek yeme eğilimini de azaltır. Özellikle yoğun stres dönemlerinde, bireylerin kendilerine iyi gelen etkinliklere zaman ayırması, duygusal yükü azaltır ve kontrol duygusunu güçlendirir. Beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmek, yemekle duygular arasındaki bağı fark etmek ve gerektiğinde profesyonel destek almak, uzun vadede hem ruhsal hem fiziksel dengeyi korumada kritik öneme sahiptir. Duygusal açlıkla mücadelede amaç, yemeği yasaklamak değil; duyguların yerine konan bu davranışı anlamak ve sağlıklı alternatiflerle dönüştürmektir."

Prof. Dr. Şimşek, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Duygusal açlık, çoğu zaman bastırılmış duyguların dışa vurumudur. Yeme davranışını kontrol altına almak, kişinin kendini tanıma sürecinin bir parçasıdır. Duyguların farkına varmak, bilinçli seçimler yapmak ve stresle sağlıklı yollarla baş etmek hem ruhsal hem fiziksel iyi oluşun temelidir. Bu farkındalık geliştikçe, birey hem bedenini hem de zihnini denge içinde tutmayı başarır."
 
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--






logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr