HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 OCAK 2026, ÇARŞAMBA

Baş Ağrısı: Masum Bir Şikâyet mi, Yoksa Ciddiye Alınması Gereken Bir Uyarı mı?

28.01.2026 00:00
Baş ağrısı, günlük hayatı en çok sekteye uğratan ama aynı zamanda en kolay geçiştirilen sağlık sorunlarından biri. Çoğu zaman bir ağrı kesiciyle susturuluyor, bazen de "herkesin başı ağrıyor" cümlesiyle normalleştiriliyor. Peki gerçekten öyle mi? Hangileri masum, hangileri durup düşünmemiz gereken sinyaller?

Aslında baş ağrısı düşündüğümüzden çok daha yaygın. Dünya genelinde insanların yaklaşık %90'ı hayatının bir döneminde baş ağrısı yaşıyor. En sık karşılaştıklarımız gerilim tipi baş ağrısı ve migren. Yani baş ağrısı bir istisna değil; neredeyse modern hayatın normu.

Listenin başında gerilim tipi baş ağrısı var. Stres, uykusuzluk, uzun süre ekran karşısında kalmak… Tanıdık nedenler. Başın etrafına bant sıkılmış hissi şeklinde tarif edilen bu ağrılar, çoğu zaman "idare edilebilir" kabul ediliyor. Hemen ardından migren geliyor. Migren ise hâlâ sıkça yanlış anlaşılan bir durum. Oysa migren, yalnızca şiddetli bir baş ağrısı değil; nörolojik bir hastalık. Bulantı, ışık ve sese hassasiyet gibi belirtilerle birlikte seyrediyor ve kişinin hayatını ciddi biçimde sınırlayabiliyor.

Elbette her baş ağrısı tehlikeli değil. Büyük çoğunluğu iyi huylu. Ancak bazı durumlar var ki, "bekleyelim geçer" demek doğru bir yaklaşım olmuyor. Ani başlayan, hayatın en şiddetli baş ağrısı olarak tarif edilen ağrılar; ateş, bilinç değişikliği, kol veya bacakta güçsüzlükle birlikte olanlar ya da gece uykudan uyandıran baş ağrıları mutlaka değerlendirilmesi gereken alarm sinyalleri.

Migren ile gerilim tipi baş ağrısını ayırt etmek de önemli. Migren genellikle tek taraflı, zonklayıcıdır ve fiziksel aktiviteyle artar. Bulantı, kusma ve ışık-ses hassasiyeti sık eşlik eder. Gerilim tipi baş ağrısı ise daha yaygın, baskı hissi şeklindedir ve çoğu zaman daha hafif seyreder.

Bir başka sık yapılan hata ise ağrı kesicilerin kontrolsüz kullanımı. Sık ve rastgele alınan ağrı kesiciler, zamanla "ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısı" denilen tabloya yol açabilir. Yani kişi ağrıyı geçirmek isterken, farkında olmadan onun sürekliliğine katkıda bulunabilir.

Baş ağrısını azaltmak için mucize formüller yok ama temel alışkanlıklar çok belirleyici. Düzenli uyku, yeterli su tüketimi, ekran süresinin dengelenmesi ve stres yönetimi çoğu zaman sanıldığından daha etkili. Bazı kişilerde kafein, düzensiz öğünler ya da yoğun ışık migreni tetikleyebilir. Kendi tetikleyicilerini tanımak, tedavinin önemli bir parçasıdır.

Sonuçta baş ağrısını küçümsemek de, her baş ağrısında panik yapmak da doğru değil. Ama tekrarlayan, yaşam kalitesini bozan ya da zamanla karakteri değişen baş ağrıları mutlaka ciddiye alınmalı. Çünkü doğru tanı, çoğu zaman doğru tedavinin yarısıdır.
Uzm.Dr.Buket KANAT / diğer yazıları
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--






logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr