



Ancak uygulamada ciddi sorunlar yaşanıyor. ÇÖZGER raporları yalnızca tam teşekküllü devlet hastaneleri ve tıp fakültesi hastanelerinden alınabiliyor. Hastanelerdeki yoğunluk nedeniyle ailelere 3–4 ay sonrasına randevu veriliyor. Yapılan görüşmelerde, farklı sağlık raporları için haftanın yalnızca belirli günlerinin ayrıldığı, ÇÖZGER için ise çoğu hastanede haftada sadece bir gün rapor düzenlenebildiği ifade ediliyor. Bu durum, randevu sürelerinin giderek uzamasına neden oluyor.
Pandemi döneminde rapor süreleri otomatik olarak uzatılmıştı. Ancak bu uygulamanın Haziran ayında sona erecek olması, hastanelerde ciddi bir yığılma yaşanacağı endişesini doğuruyor. Rapor süresi dolan çocuklar, yeni rapor alamadıkları takdirde özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanamayacak.
Uzmanlar, özel eğitim ve rehabilitasyonun kesintisiz devam etmesinin temel bir ilke olduğunu vurguluyor. Eğitimin aksaması, uzun sürede oluşturulan gelişim basamaklarının tamamen yıkılması anlamına geliyor. Bu durum yalnızca çocukları değil, aileleri de ciddi mağduriyetlere sürüklüyor.
Rapor süresi dolan çocukların destek eğitimlerinden mahrum kalmaması ve ailelerin mağdur edilmemesi için ÇÖZGER sürecindeki yapısal sorunların acilen çözülmesi gerektiği belirtiliyor. Yetkililerin konuya ilişkin kalıcı ve hızlı çözümler üretmesi, çocukların eğitim hakkının korunması açısından büyük önem taşıyor.
ÇÖZGER meselesi, ertelenemez ve acil bir sorun olarak gündemdeki yerini koruyor.



