



Eskişehir Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hale Moral, 'KOAH'ta en büyük risk sigaradır. Sigara bırakıldığında hastalar çok daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürebiliyor' dedi.
Dr. Hale Moral, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) hakkında önemli açıklamalarda bulundu. KOAH'ın hava yollarının kalıcı ve kronik şekilde daralmasıyla ortaya çıkan ciddi bir solunum hastalığı olduğunu belirten Dr. Moral, hastalığın en önemli nedeninin sigara olduğunu vurguladı. Günde bir paket sigara içen bireylerde ortalama 20 yıl sonra KOAH geliştiğini ifade eden Moral, 'Bu hastalar genellikle 40 yaş civarında bize başvuruyor. Ancak çoğu hasta öksürük, balgam ve nefes darlığını sigaraya bağlayarak şikâyetlerini ciddiye almıyor ve geç dönemde hekime geliyor' şeklinde konuştu.
'Hasta öyküsü ve sigara geçmişi bizim için çok önemli'
KOAH'ın yalnızca sigarayla sınırlı olmadığını belirten Dr. Hale Moral, özellikle kırsal bölgelerde ısınma amacıyla kullanılan hayvan atıkları gibi biyokütle yakıtların ve mesleki toza maruz kalmanın da hastalığın gelişiminde etkili olduğunu söyledi. Tanı sürecine ilişkin bilgi veren Dr. Moral, 'Hasta öyküsü ve sigara geçmişi bizim için çok önemli. Fizik muayenenin ardından Solunum Fonksiyon Testi, KOAH tanısında önemlidir. Akciğer grafisi ve kan tetkikleri de tanıya yardımcı olur' diye belirtti.
Asıl mücadelenin tanı konulduktan sonra başladığını vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hale Moral, tedavinin temelini zararlı etkenlerden uzaklaşmanın oluşturduğunu belirtti. Sigaranın bırakılması, ev içi duman ve mesleki risklerin ortadan kaldırılmasının şart olduğunu ifade eden Dr. Moral, bronşları gevşetici inhaler tedavilerin nefes darlığını önemli ölçüde azalttığını söyledi. Aşılar ve egzersizin hayati derecede önemli, KOAH ataklarının ise en sık nedeninin enfeksiyonlar olduğuna dikkat çeken Dr. Moral, hastalara grip ve zatürre aşılarını önerdiklerini belirtti. Ayrıca solunum ve vücut egzersizleriyle hastaların yaşam kalitesinin artırılabileceğini ifade eden Dr. Moral, hastaların büyük bir bölümünün doktora geç evrede başvurduğunu dile getirerek, 'Bu durumda oksijen tedavisi ve solunum cihazları gerekebiliyor. Oysa erken tanı ve doğru tedaviyle bu noktaya gelmeden hastalık kontrol altına alınabilir' ifadelerini kullandı.



