Bazı sesler vardır, yalnızca kulağımıza değil, ruhumuza dokunur. Bazı insanlar
vardır, yalnızca yaşadıkları döneme değil, nesillere iz bırakır. Volkan Konak, işte
böyle bir insan ve sanatçıydı.
Şimdi, Karadeniz'in dalgaları bir başka hüzünle çarpıyor kıyılara. O, bu dünyadan
göçtü ama ardında silinmeyecek bir miras bıraktı.
Karadeniz'in hırçın dalgaları gibi coşkulu, dağlarının zirvesi kadar heybetli bir
sesi artık aramızda değil.
Volkan Konak, sadece bir sanatçı değildi; Anadolu'nun vicdanı, mertliğin ve
cesaretin sesi, yüreği sevgiyle çarpan samimi bir vatansever, iyi bir Atatürkçü
önemli bir halk ozanıydı.
Onu dinleyen herkes, Karadeniz'in dalgalarını notalarında hisseder, türküleriyle
geçmişine, özüne yolculuk ederdi. Şimdi ise onun türkülerini dinlerken
gözlerimiz nemli, yüreğimiz burkuluyor.
Serde Karadenizlilik olunca etkilenmemek elde değil. Bu hafta köşemde yazmak
istedim. O'nu Eskişehir'de her konser verdiğinde dinlemeye giderdim. En son,
2022 yılında Seyitgazi ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılı anısına
gelmişti. İlçe merkezindeki okullar bölgesinde o gün on binlerce hayranına
unutulmaz bir gece yaşatmıştı. Sahneye çıktığında, binlerce insan onun sesine
eşlik ederken içtenlikle şöyle demişti: "Anadolu kültürüne çok vurgunum. Toprağına çok güveniyorum. Toprak
insanı da vefalı olur..."
Ne büyük bir vefa örneğiydi onun yaşamı…
Bazıları gibi yalnızca sözlerinde değil, eylemlerinde de vefalıydı. Özellikle
babasız çocukların eğitimine verdiği destekle tanınırdı. Kendi ifadesiyle "o
çocuklara baba olamam ama amca olabilirim" diyerek cömertliğini herkese
gösterdi.
Ömrü vefa etseydi seneye 100 öğrencinin eğitim masraflarını karşılayacaktı.
Dolayısıyla reklam yapmadan yakın zamanda açıkladığı gibi sessizce, hiçbir
gösterişe girmeden birçok çocuğun eğitim masraflarını üstlendi. Birçoğu onun
sayesinde okuyup meslek sahibi oldu.
Çünkü Kuzeyin Oğlu sadece Karadenizin değil, tüm Anadolu'nun evlatlarını
kendi çocukları gibi görüyordu.
Volkan Konak, sadece sanatının gücüyle değil, yüreğinin büyüklüğüyle de öne
çıkıyordu. Hayatında gösterişe, şatafata yer yoktu. Onun tek serveti,mutlu bir
aile yuvası ve türküleriydi. Bir çok sanatçının aksine "gömlek değiştirir gibi eş
değiştirmeyen" örnek bir aile reisiydi. Eşine olan sadakatine bakarmısınız. 1992
yılında maddi imkansızlıklar nedeniyle düğün yapamadığı hayat arkadaşına tam
31 yıl sonra gelinlik giydirerek evlilik yıl dönümünde düğün yapmış örnek bir
insandı.
Yukarıda da söylediğimiz gibi maddiyatı hiçbir zaman önemsemedi. "Biriktirdiğin değil, paylaştığın senindir. El gibi çıplak geldik bu dünyaya, el
gibi çıplak gideceğiz…" derken, aslında 58 yıllık ömrünün en büyük dersini
veriyordu. O, mal mülk peşinde koşmadı; servetini değil, sevgisini paylaştı.
Şimdi o gitti, ama ardında binlerce anı, milyonların diline dolanan türküler ve bir
insanlık mirası bıraktı. Sahnedeki duruşu, şarkıları arasında anlattığı yaşanmış
hikayeler ile bizleri güldüren ve düşündüren Volkan Konak yok artık aramızda.
Dillere pelesenk olan;Cerrahpaşa, Mimoza Çiçeğim,Yarim Yarim ve daha
nice eserleri artık yetim.
Ama inanıyorum ki onun sesi hiç susmayacak. Şarkıları Karadeniz'in
dalgalarında, Zigana dağının zirvelerinde yankılanacak, yüreklerde yaşamaya
devam edecek.
Ne mutlu ki böyle güzel bir iz bıraktı bu dünyada… Ne mutlu ki, sadece sesiyle
değil, insanlığıyla da anılacak…
Mekanın cennet olsun, Kuzeyin Oğlu…
Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.