HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 03 NİSAN 2026, CUMA

VEFA ÜZERİNE SOHBET

03.04.2026 00:00
Geçen akşam eşimle balkonda 40 yıl hatırı olan kahveleri içip vefa üzerine sohbet ederken, eşimin bana söylediği bir söz çok hoşuma gitti ve yazmaya karar verdim.

Vefasızlığın kol gezdiği günümüzde menfaatlerin, çıkar ilişkilerinin,
entrikaların, çoğu şeyin sanal olduğu bir ortamda ve en önemlisi vefasızların prim yaptığı bu devirde vefadan söz etmenin tam zamanı.

Aslında vefayı hayat felsefesi yapmamız gerekir.

Vefa kelimesi derin anlamlar içerir, geniş kapsamlıdır.

Kelime anlamı sevgide sebat, sevgi bağlılığı, görülen iyilikleri unutmama, iyilikte bulunanlara misliyle veya daha güzeliyle karşılık vermeye devam etme.

Vefa bir çok duyguyu bir arada barındırır.
Sevgi, saygı, merhamet, şefkat, sabır, fedakarlık, önemseme, kadir-kıymet bilme, hoşgörü, tatlı dil güler yüz, sadakat, güven, heyecan, hüzün ve en önemlisi de paylaşımdır.

Vefalı olma dostlukları artırır, yalnızlıktan kurtarır, hayata bağlar,
yaşam sevincidir. Kısaca mutluluk da diyebiliriz.

Vefa her şeye lazım, dertlere deva ilaç gibi;aileye, eşe dosta, akrabaya, arkadaşa, çevreye, insanlığa...

Hayvanlarda, bitkilerde ve hatta eşyalarda, kıyafetlerde bile vefa örneklerini görebiliriz.
Hep söylenir en vefalı dost köpektir.Çoğu hayvanlar içinde geçerlidir vefa.
Evde veya bahçede yetiştirilmeye çalışılan çiçek, ağaç veya sebze unutulduğunda boynunu büküp kuruyup yok olup giderken, suyu verildiğinde nasıl hemen canlanışına hepimiz şahit olmuşuzdur.

Her ne kadar toplumda kadir kıymet bilmez insanların sayısı bir hayli fazla olsa da genel olarak insanlar kendilerine yapılan iyiliği unutmazlar.

Benim günlük yaşamda her zaman bizzat uyguladığım sözde kalmayan felsefem; misafir olduğumuz bu dünyada, herkese misafire davrandığımız gibi davranıp, öldükten sonra değil yaşarken herkesin kadrini kıymetini bilip, bir gülümsemeyle bile olsa sevgisini değerini hissettirip, hoş seda içerisinde, iyiliklerle, güzelliklerle anılmak dileğim hep!

Biz İzmir, Eskişehir, Malatya, Samsun gibi birbirinden güzel şehirlerde görev yapmaya gittiğimizde bir çok güzel insanlarla karşılaşıp kardeş, dost, arkadaş ve komşu olduk.
Bunun bana verdiği mutluluğu yıllarca hep hissederek yaşadım. 
Hepsi de sağ olsunlar verdikleri pozitif enerjileri sayesinde ne bir yabancılık çektik, ne zorluk, ne de yalnız olduğumuzu hissettik.
Değişik zamanlarda hepsinden de mutlaka bir iyilik görmüşüzdür.

İyilik dediğim şey maneviyatta gizli.

Gülmeyi unuttuğumuz bir anda gelen tebessüm, beklentisiz yapılan yardımlardan sonra gelen bir teşekkür, hasta ziyaretlerinde hastanın kendini iyi hissetme hali ve memnuniyet, hal hatır sormalar,
birbirimize gelip gitmeler, güzel paylaşımlar sevgiyle güzel bir rüya gibi geldi geçti.
Tüm eş, dost, komşu ve arkadaşlarımızla ayrılsak da yıllarca gönül birlikteliğimizi birbirimize hep hissettirdik, telefonla da olsa aradık, arandık.

Dostluk, arkadaşlık, akrabalık, komşuluk, akrabalık işin bitene kadar değil, ölene kadar benim bildiğim anladığım.

Ömrümüzün sonbaharını geçirmek için yerleştiğimiz gerek memleketimde, gerekse diğer yerlerde yıllar önce beraber çalıştığımız, tanıdığımız dost, arkadaş, akraba ve komşularımızın çoğunun herhangi bir şekilde ya kendileri, ya çocukları ya da yakınlarının yolu zaman zaman bizimle kesişti.
Kaçırılmamış fırsat olarak gördüğüm kesişen bu zamanlarda bir nebze de olsa onlara elimden geldiğince, severek gönül hoşluğunda yardımcı olabilmek beni çok mutlu ettiğini eşime söylediğimde,
eşimde bana aynen beğendiğim şu sözünü söyledi:

" Ne kadar şanslısın, ne güzel işte!
Bu dünyanın hesabını bu dünyada kapatıyorsun" dedi.

İnşallah iyiliklerini gördüğüm tüm insanlara, iyilik yapma şansını bu hayat bana tanır.

Yanımda, yakınımda, uzağımda öylesine vefalı sevgili eşim, dostum, arkadaşım, komşum dedirten benim için özel ve güzel insanlar var ki...

Uzak olsalar da, yanımda gibi hissettiren insanlar topluluğu oluşmuşken çevremde, ruhumda...

Üzülsek de hastalıkta, mutluyuz biz sağlıkta.

Mevlana'nın sevdiğim güzel bir sözü ile yazımı bitirmek istiyorum.

Yaşam gülmeyi, sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilen içindir.

Sevgiyle kalın...

Not: Bu yazım eşim hayatta iken kaleme alınmıştır.

 
Ayla Cermen Tüfekçi / diğer yazıları
•VEFA ÜZERİNE SOHBET 03 00:00:00.04.2026
•YOKLUĞUNDA 29 00:00:00.03.2026
•NEYDİ ACELEN EY YAR  27 00:00:00.03.2026
•MAHALLEMİZİN HALİDE YENGESİ 23 00:00:00.03.2026
•BAYRAM 20 00:00:00.03.2026
•KIRIK BİR GÜZ TEBESSÜMÜ 13 00:00:00.03.2026
•ÖYLE BİR DÜNYA OLSUN Kİ 10 00:00:00.03.2026
•ÇOCUKLUĞUMDAKİ RAMAZANLAR  03 00:00:00.03.2026
•ÇOCUKLUĞUMUN MAHLESİ (3.BÖLÜM) 21 00:00:00.02.2026
•ÇOCUKLUĞUMUN MAHLESİ ( 2.BÖLÜM ) 19 00:00:00.02.2026
•ÇOCUKLUĞUMUN MAHLESİ 15 00:00:00.02.2026
•KENDİMİ ARIYORUM 10 00:00:00.02.2026
•SEVGİ 06 00:00:00.02.2026
•AH BU DİVANE GÖNLÜM YİNE HAYALE DALDI 02 00:00:00.02.2026
•TOPLUMSAL BİR SORUN / GİDEREK YALNIZLAŞAN BİREYLER 26 00:00:00.01.2026
•HÜZÜN 18 00:00:00.01.2026
•SEVMEK VE SEVİLMEK 14 00:00:00.01.2026
•GÜZ YORGUNU 09 00:00:00.01.2026
•YENİ BİR YIL YENİ BİR UMUT 31 00:00:00.12.2025
•SUSMAK ÜZERİNE 24 00:00:00.12.2025
•ANNEMİN ARDINDAN 16 00:00:00.12.2025
•YAZARAK DA KONUŞUR İNSAN 11 00:00:00.12.2025
•KANAYAN YARAYA PARMAK BASMAK! 01 00:00:00.12.2025
•BİR ŞARKISIN İÇİMDE YÜREĞİMDE DERİNDE 23 00:00:00.11.2025
•TOPLUM OLARAK KAYBETTİĞİMİZ DEĞERLER 19 00:00:00.11.2025
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--







logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr