HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 08 ŞUBAT 2026, PAZAR


MOLA VERME DUR

08.02.2026 00:00
Bugünlerde herkes bir yere yetişmeye çalışıyor. Sanki bir saniye durursak, dünya bizsiz dönmeye devam edecek ve biz geride kalacakmışız gibi bir telaş...
Oysa dışarıdaki ağaçlara bakıyorum; onlar hiç acele etmiyor. Mevsimi gelince yaprak döküyor, zamanı gelince susuyorlar.
Çiçek açıp kuşlara yuva oluyor.
Bu telaşa paralel kocaman bir yorgunluk var içimde. Hani uykusuzlukla geçmeyen, dinlenmekle bitmeyen cinsten.
Bazen sadece izlemek istiyorum; akan trafiği, koşan insanları, gökyüzündeki o ağırkanlı bulutları…
Hiçbir şeye yetişmek zorunda kalmadan, sadece olduğum yerde, olduğum halimle kalmak. Çünkü biliyorum ki; insan en çok kendine geç kaldığında yoruluyor. Bugün bu pencerenin önünde, kendimi bekliyorum.
Sahi, siz en son ne zaman sadece durdunuz?"
Evet, yorgunum ve bu çok insani.
Aslında yorgun olduğumuzu itiraf etmek, yenilmek değilmiş; bunu çok geç anladım. Eskiden olsa bu durma isteğimi bir zayıflık, bir 'hayattan kopuş' sanırdım.
Şimdilerde ise buna en çok ihtiyacım olan 'kabul ediş' diyorum. Sırtımdaki heybenin ne kadar ağır olduğunu, ancak onu yere bıraktığım o kısa anlarda fark ediyorum.
Her şeye yetişememeyi, bazen yanılmayı, hatta bazen sadece vazgeçmeyi kabul ediyorum. Çünkü hayat, bir yarışı kazanmak için değil, o yolun üzerindeki manzarayı görebilmek içinmiş.
Bugün bu pencere kenarında, eksik kalmaktan korkmuyorum. Belki de en güzel yanımız, o yarım kalmışlıklarımızdır.
Yorgunluk belki geçicidir ama o yorgunluğun içindeyken durup kendinize verdiğiniz o sessiz izin, ruhunuzda kalıcı bir iz bırakır. Durduğunuz yer, aslında pes ettiğiniz değil; kendinizi toparlayıp yeniden başlayacağınız o asıl yerdir.
Belki de hayat, biz koşmayı bıraktığımızda yanımıza gelip bizimle oturmaya karar veriyordur, kim bilir?
Bugün, o çok korktuğunuz 'geç kalma' telaşını bir kenara bırakın. Pencerenin önünde, buğulu bir camın arkasında ya da soğuyan bir çay bardağının başında...
Nerede olursanız olun, kendinize geç kalmadığınızı fark ettiğiniz o ilk an, en büyük dinlenişiniz olacak.
Yeniden yürümeye hazır olana dek, bu pencere kenarı hepimize yeter. Şimdilik "hoşça kalın."



 
Sevda ÇAKAR / diğer yazıları
•MOLA VERME DUR 08 00:00:00.02.2026
•2025 DEN GEÇERKEN 27 00:00:00.12.2025
•BİR YABANCI 22 00:00:00.10.2025
•GÖZYAŞI 27 00:00:00.09.2025
•RAĞMEN DEĞİL BİRLİKTE 05 00:00:00.08.2025
•DEDELER (NİNELER) VE TORUNLAR 28 00:00:00.05.2025
•MEKTUP 19 00:00:00.04.2025
•NASIL KADINLARDIK? 09 00:00:00.03.2025
•KİRLENMESİN SAÇLARIM 27 00:00:00.02.2025
•BİZ İNSAN MIYIZ? 21 00:00:00.01.2025
•ÇAĞRIM 08 00:00:00.01.2025
•BAYRAM HÜZNÜM 05 00:00:00.12.2024
•İLK SORUNUMUZ SOKAK HAYVANLARI! 31 00:00:00.08.2024
•ÖZÜR DİLERİM İBRAHİM ÖĞRETMENİM 09 00:00:00.05.2024
•TÜYAP ESKİŞEHİR NASİL GİDİYOR 01 00:00:00.05.2024
•FİLİSTİN HAKKINDA 04 00:00:00.03.2024
•TÜRKÜM-DOĞRUYUM-ÇALIŞKANIM 13 00:00:00.02.2024
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--






logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr