HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 ŞUBAT 2026, CUMA

ABD İRAN’A SALDIRACAK MI?

20.02.2026 00:00

ABD-İran görüşmelerinin ilk turu 06 Şubat 2026 tarihinde Umman'da ABD savaş gemilerinin USS Abraham Linkoln uçak gemisi grubunun gölgesinde gerçekleştirilmiştir. Sızan bilgilere göre; İran'ın nükleer çalışmalarından vazgeçmesi (21 Haziran 2025 tarihli yazıda ABD'nin Fordo uranyum zenginleştirme tesislerini 14 tonluk GBU-57 ile tamamen imha edemeyeceği belirtilmiştir.), balistik füzeler konusunda kısıtlamalar ön plana çıkmıştır. Ancak İran'ın Çin'e petrol satışının sınırlanması veya durdurulmasının da talep edildiği bazı kaynaklarda yer almaktadır. Görüşmeler Cenevre'de Umman'ın arabuluculuğunda 17 Şubat 2026 günü başlamıştır. İki taraf da diplomatik söylemle görüşmelere devam edileceğini belirtmektedir.

İran, özellikle Hizbullah, Suriye vekil güçleri ve Yemen'deki vekillerini güçlendirirken harcadığı kaynakların da etkisi ile halkının refahını aşırı derecede düşürmüştür. Birazda gizli servislerinin olayı suiistimal etmesi ile büyük halk gösterileri gerçekleşmiştir. Ancak İran'ı oluşturan halkın büyük çoğunluğunun Fars ve Türk kökenli gibi iki kadim devlet anlayışı olan milletler olması kültür faktörünün ön plana çıkmasına neden olmaktadır.

ASKERİ HAREKETLİLİK

  1. ABD,
    1. ABD'nin bölgeye askeri nakliyatı ve güç kaydırması devam etmektedir. Nitekim Abraham Lincoln uçak gemisi grubunun Umman Denizinde bulunması dışında Gerald R. Ford uçak gemisi grubu da bölgeye intikal etmektedir. Bazı kaynaklara göre faal donanmasının (ABD Donanma Raporları birçok geminin bakım bekler konumda olduğunu belirtmektedir.) % 33'ünü İran'ı hedef alacak şekilde konuşlandırdı. Özellikle Arleigh Burke sınıfı muhriplerin (destroyer) taşıdığı silahların menzili dikkate alınırsa Doğu Akdeniz ve Kızıl Deniz'de bulunan gemilerinde olası bir operasyona dahil olabileceği dikkate alınmalıdır.
    2. Balistik füzelere karşı kara konuşlu ABD'de 7 adet olan THAAD (Terminal High Altitude Area Defense) sistemlerinden birini Ürdün'e konuşlandırdı Bir sistem de İsrail'de konuşlanmış durumdadır. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'ın elinde olan birer sistemin de ABD tarafından kullanılacağı değerlendirilmelidir. Üretilen 9 THAAD sisteminden en az 4 adedinin bölgede bulunması dikkat çekicidir. Ayrıca AEGIS özellikli muhrip (destroyer) gemilerinin de balistik füzelere karşı kullanılabileceği dikkate alındığında balistik füzelere karşı ciddi bir tedbir anlamına gelmektedir.
    3. ABD'nin askeri nakliye uçakları ile 250 uçuş yaparak bölgeye askeri yığınağını hızlandırdığı açık kaynaklarda takip edilebilmektedir. Ancak sivil kargo uçuşları ile deniz yolu ile gerçekleştirdiği nakliyat konusunda bir bilgi bulunmamaktadır.
    4. ABD nakliye uçaklarının da Hazar Denizi üzerinde takip sisteminden kaybolduğu görüntüleri paylaşmıştır. Bu durumun İran'a yönelik gizli operasyonlar için hazırlık anlamına gelmektedir. Özel operasyonlar için en kullanışlı yerin Afganistan olması kuvvetle muhtemeldir.
  2. İran'ın 12 Gün Savaşı sonrasında hava sahası kontrolüne yönelik Çin'den radar ve hava savunma sistemleri tedariki yaptığına dair bilgiler bulunmakla beraber teyit edilmemiştir. Çin ve Rus askeri nakliye uçağıklarının seferleri dikkat çekmektedir. Şubat ayının sonunda Rusya ve Çin ile Hürmüz Boğazında tatbikat yapılacağının duyurulması ABD tarafından tepki ile karşılanmıştır.

İRAN VE ÇİN

Çin, Rusya dışında ucuza petrol tedarik edebildiği Venezüella'yı ABD'nin Maduro'yu tutuklaması ile kaybetmiştir. İran'ın da devre dışı kalması durumunda; petrol açısından Rusya'ya bağımlılığının artmasının yanı sıra büyük güç olma yönünde itibarı sarsılacaktır. Çin ile İran arasında işbirliğinin yıllarıdır devam ettiği, Kuzey Kore üzerinden balistik füze teknolojisinin İran'a aktarıldığı farklı raporlarda belirtilmektedir. 2011 yılında ABD tarafından Afganistan üzerinde uçarken kontrolü kaybedilen RQ-170 Sentinel (2011 yılına kadar internette dahi fotoğrafına ulaşmak güçtü.) görünmez, keşif İHA'sının İran tarafından kontrolü ele geçirilerek ve GPS sinyalleri değiştirilerek İran'a indirilmişti. Çinli yetkililerin bu İHA'yı incelediği o dönemde birçok kaynak tarafından iddia edilmiştir.

ABD tarafından atılan GBU-57 bombalarından birinin patlamadığı, Rus ve Çinli yetkililerin incelemesi durumunda teknik istihbarat kapsamında ciddi kazanımlar elde edecekleri ABD kaynaklarında yer almıştır.

Ancak ABD'nin İran'a saldırısında beklenmedik darbe alması ise ABD'nin gücünün sarsılmasının en başta Tayvan'a yönelik yapacağı harekette Çin'in elini rahatlatacaktır.

MÜCADELENİN SİYASİ MAKSATLARI

Başkan Trump; özellikle ABD'de ara seçimler yaklaşırken İran'ın uranyum zenginleştirmeyeceğine dair bir anlaşma imzalatması halk nezdinde güç kazanmasını sağlayacaktır. İran'ın balistik füze programını kısıtlanması ise Yahudi Lobisini arkasına alması anlamına gelecektir. Ciddi bir askeri gücü bölgeye yığarak istediklerini diplomatik yollardan elde etmeye çalışması normaldir. Ancak bir saldırı durumunda ABD kamuoyu trafından kabul edilmeyecek bir kayıp yaşanması durumunda Kongre ve Senato'da destek kaybederek son iki yılını topal ördek olarak sürdürme riski taşımaktadır.

İran Rejimi açısından devamlılığını sağlama mücadelenin en büyük siyasi maksadıdır.

İktidar açısından değil de devlet açısından siyasi maksatlar ayrıca değerlendirildiğinde; ABD için Çin'in İran'dan sevk edilen petrolü engellemek ve nükleer çalışmaların kontrol altına alınmasıdır. İran açısından ise yaptırımların kalkması en büyük hedef olacağı değerlendirmesi isabetli olacaktır.

ABD'nin istediği şartlarda anlaşma gerçekleşmemesi durumunda devam eden askeri hareketlikten yola çıkarak ciddi bir saldırı gerçekleştireceği ve hedefin rejim değişikliği olacağı yüksek olasılıktır.

Çin'in ABD'nin stratejik kuşatmasına karşı İran'ı vekil olarak kullanması; istihbarat, küresel konumlama, elektronik harp gibi alanlarda destek vererek ABD Silahlı Kuvvetlerinin koç başı olan stealth uçaklar, su üstü gemileri özellikle uçak gemisine hasar verilmesini sağlaması büyük kazanç olarak ortaya çıkacaktır.

ABD'nin birçok mücadelede kültür faktöründe çok fazla hata yaptığı dikkate alındığında; Çin ve İran gibi iki ülkenin kültür neticesinde ABD beklentisi dışında hareketlerin olmadık sonuçlar doğurabileceği beklenmelidir.

Konuyu özetleyecek olursak:

Süleyman Demirel'in "Boş tencerenin yıkamayacağı iktidar yok.",
Peter DRUCKER'ın "Kültür stratejiyi kahvaltıda yer.",
Sun Tzu'nun "En büyük zafer, savaşı kazanmaktan değil, savaşmadan kazanmaktan gelir." Sözlerini akılda tutmakta fayda vardır.
 
Tonyukuk BORAN / diğer yazıları
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--







logo

   E-posta: bilgi(@)eskisehirdenhaber.net
Tüm hakları Eskişehirden Haber adına saklıdır: ©2019-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir.
Mobil uyumlu haber yazılımı: www.eticaret.com.tr